İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İtalya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2 Temmuz 2012 Pazartesi
İspanya 4 - İtalya 0 | Şampiyon!
Şu çok açık ki finale kalan iki takım olan İspanya ve İtalya ikilisinden turnuva boyunca futbol anlamında en tatmin edici performansı ortaya koyan taraf İtalya oldu. Ezber bozan bir turnuva izledik biraz. İtalya genelde savunmayı ön planda tutup, çok fazla net pozisyona girmezdi. İspanya ise pas trafiği ile rakip ceza sahasını delik deşik edip fazlaca net pozisyona girerdi ama turnuva boyunca tam tersini izledik. 2008'i ve 2010'u kazanmış bir jenerasyonu üst üste üçüncü turnuvaya hazırlamakta gerçek bir sorun. Motive etmek ciddi anlamda güç. Finale vites azaltarak gelen İspanya'nın en önemli sıkıntılarından biri de buydu. Turnuva öncesi sakatlıklar ve takım içindeki hafif çaplı kutulaşma da cabası. Herkes tarafından favori gösteriliyorlardı ve beklenti bir kez daha çok büyüktü. İtalya da ise turnuva öncesi yaşanan şike skandalı zaten olmayan beklentileri azaltmıştı. Ama İtalya bu az beklentiyi olumlu yönde kullandı.
Grupta oynanan son karşılaşmada kader anı Modric'in orasında Casillas'ı geçemeyen Rakitic'in kafa vuruşuydu. Navas'ın golü ile grubu lider bitiren İspanya, çeyrek finalde her ne kadar Fransa'yı 2-0 yenmiş olsa da eski ofansif gücünden yoksundu. Top orta sahada sıkışıyor, kanatların yetersizliliği, forvet eksikliği derken gerçek İspanya'yı izleyemedik. Yarı finalde Portekiz karşısında sorunlar fazlaca belirginleşmişti. Rakip kaleye ilk şut 60. dakikalarda, en net gol pozisyonun da uzatmalarda gelmesine rağmen penaltılar sonucunda adını üst üste üçüncü kez finale yazdırmasını bildi. Oyuncu değişikliğinin hep aynı mevkide ve aynı oyuncular arasında olması bile sorunu ortaya koyuyordu zaten. Ofansif anlamda sıkıntı barizdi ama İspanya savunmayı her zaman sağlam tuttu. Kalede de dünyanın en iyi kalecilerinden birisi varken fazla zorlanmadılar.
İtalya'ya karşı tekrar Fabregas ile çıkan Del Bosque, ilk maçtaki hataları yapmadı. Alıştığımız pas trafiğine takım presi, beklerin bindirmeleri ve takım oyunu eklenince turnuva başından beri izlediğimiz en iyi İspanya'yı izledik. Turnuva genelince biraz sessiz kalan Xavi'nin oyuna ağırlığını koyması ve Pirlo'yu durdurması da önemli etkendi. İkinci yarıda Motta'nın sakatlanmasından sonra maç zaten bitmişti, sadece skor değişti. İspanya, Euro 2012 elemelerinde kalesinde sadece 2 gol gören İtalya'yı finalde 4-0 yenerek üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu oldu.
Turnuva genelinde 'sıkıcı' olarak tanımlanan ve ıslıklanan İspanya, istediği zaman neler yapacağını bir kez daha gösterdi ve rekorlar eşliğinde bir kez daha şampiyon olurken, arkada şu soruları bıraktı; bu jenerasyonun yapacağı daha ne kaldı ? Bu jenerasyonu 2014 Dünya Kupası'nda ve diğer turnuvalarda ne motive edecek ? ve belki de en önemlisi, İspanya'yı kim durduracak ?
30 Haziran 2012 Cumartesi
Süper Mario Balotelli!
Euro 2012 yarı finalinde Almanya'yı 2-1 yenip finalde İspanya ile eşleşen İtalya'da gündem Mario Balotelli. Karşılaşmada 2 gol atarak Almanları yıkan Balotelli için İtalya'dan güzel görüntüler var.
Almanya'ya attığı iki golü annesine hediye eden Balotelli final içinde iddialı. Hayatının en güzel gününü yaşadığını söyleyen Balotelli, finalde babasının da izlemeye gelmesini istiyor ve ekliyor, 'finalde dört gol atmak istiyorum.'
Almanya'ya attığı iki golü annesine hediye eden Balotelli final içinde iddialı. Hayatının en güzel gününü yaşadığını söyleyen Balotelli, finalde babasının da izlemeye gelmesini istiyor ve ekliyor, 'finalde dört gol atmak istiyorum.'
10 Haziran 2012 Pazar
İspanya 1 - İtalya 1 | Taktik Savaşları
Euro 2012 C grubunda erken final niteliği taşıyan karşılaşmada İspanya ile İtalya 1-1 berabere kaldı. Puyol ve Villa'nın yokluğunda Del Bosque'nin özellikle forvet hattında hangi oyuncu ile başlayacağı merak konusuydu. Çoğu kişi Torres ile başlanmasını beklerken, hafif sakatlığı bulunan ve İtalya maçında oynayıp oynayamayacağı merak edilen Fabregas ve Silva ile çıktı Del Bosque.
İspanya İlk 11: Casillas, Alba, Ramos, Pique, Arbeloa, Xavi, Xabi Alonso, Busquets, İniesta, Fabregas, Silva
İtalya İlk 11: Buffon, Maggio, Chiellini, Bonucci, Motta, Marchisio, De Rossi, Pirlo, Balotelli, Cassano, Giaccherini
İspanya 4-3-3 dizilişi ile başladı. Top İspanya'dayken bekler orta sahaya gelip geride iki stoper bırakıp 2-5-3'e dönüp, top rakipteykende kanat forvetlerini orta sahaya çekip 4-2-3-1'e döndü. Beklenildiği gibi İspanya'nın kontrolünde başlayan karşılaşmada beklenmedik şekilde kötü bir İspanya vardı. Sağ kanadı ofansif anlamda hiç kullanamayan İspanya, sol kanatta da İniesta ile etkili olmaya çalıştı ama İniesta'nın Alba'ya yardım etmemesi ve Maggio'nun iyi performansı ile pozisyonlar da verdi. Özellikle Maggio ilk yarı sağ kanatta çok etkili oldu ve Alba'yı hiç çıkartmadı. Hücumsal anlamda Xavi etkisiz kalınca İspanya adına bütün sorumluluğu İniesta aldı. Silva ve Fabregas sürekli kanat değiştirmesine rağmen etkili olamadılar. Özellikle Fabregas ilk yarı itibariyle fazlasıyla etkisiz kalınca İspanya turnuva öncesi korkulanı fazlası ile yaşadı ve Villa'yı bir hayli aradı.
3-5-2 dizilişi ile başlayan İtalya'da Prandelli maç öncesi topun hakiminin İspanya olcağını kabul edeceklerini söylemişti. Nitekim top İspanya'dayken defansı beşledi ve Motta, Pirlo, Marchisio üçlüsü ile defansın önünde İspanya'yı karşılayarak İspanya'ya alan bırakmadı. Hucüma çıkarkende bek oyuncuları orta sahaya katılarak kanatlardan etkili olmaya çalıştı. Orta sahada alışılmışın dışında pas hataları yapan İspanya, İtalya'nın iyi kapanması ile de kısır bir ilk yarı çıkarttı. Sağ kanatta Maggio'nun katkısı, orta alanda da Pirlo'nun liderliği ile ilk yarıda etkili oldular. Sürekli yer değiştirerek oynayan Balotelli ve Cassano ikilisine, dönen topları toplayan İtalya, İspanya'ya zor anlar yaşattı. Pirlo'nun duran topu ile İspanya kalesini yoklamaya başlayan İtalya, daha sonra Cassano ve Marchisio ile Casillas'ı avlamaya çalıştı. Öyleki, İspanya'nın kaleyi bulan ilk şutu 30. dakikada İniesta'nın sol çaprazdan çektiği şuttu. İlk yarı sonuna doğru İniesta bir kez daha kaleyi yoklarken, İtalya maçın yıldızlarından Maggio'nun ortasında Motta ile bir kez daha gole çok yaklaştı ama Casillas gene başarılıydı. Maç adına kırılma anlarından birisiydi diyebiliriz. İspanya adına kötü bir ilk yarı geride kalırken takımın en iyisinin Casillas olması herşeyi özetliyordu zaten.
İkinci yarıya iyi başlayan taraf İspanya'ydı. İlk yarıda kötü görüntü çizen Fabregas'ın içeriyi, İniesta'nın da sol kanadı zorlaması ile pozisyonlar buldu İspanya. Maçın başından beri fazla etkili olamayan ve agresifliği ile öne çıkan Balotelli, Ramos'un hatasında topu kaptıktan sonra fazla bekleyince Ramos hatasını telafi etti. Balotelli'nin yerine oyuna giren Di Natale ile İtalya daha da etkili oldu. Pirlo'nun tek başına yarattığı pozisyonda önce Pirlo, sonra da Pique Di Natale'yi kaçırınca İtalya 1-0 öne geçti. Fazlası ile gerçek bir santrafor eksikliğini hisseden İspanya, maçın başından beri fazla yapamadığı, kendisi ile özdeşleşmiş şekilde rakip ceza sahası önünde iyi pas ve Silva'nın maçın başından beri etkisiz kalan Fabregas'ı kaçırması ile kısa sürede eşitliği yakaladı ki, 1-1'in erken gelmesi çok önemliydi. Golden sonra Silva'yı çıkarıp sağ çizgiye Navas'ı alan Del Bosque, 74'de de Fabregas'ın yerine ilk 11 başlaması beklenen Torres'i oyuna aldı. 1-1'den ve oyuncu değişikliklerinden sonra iki takımda galibiyet golü için yüklenirken beklenildiği gibi geride pozisyon verdi ama iki takım oyuncularıda bunları değerlendiremedi. Torres oyuna girdikten sonra kısa sürede etkili oldu. Buffon'u çalımlamaya çalıştığı ama başaramadığı pozisyon diğer bir kırılma anıydı. Net pozisyonlara girdi ama değerlendiremedi. Zaten son dönemde Torres'in asıl problemi pozisyona girmek değil, pozisyonları ve son vuruşları iyi değerlendirememek. 85. dakikada Buffon'un üzerinden aşırtmak yerine sağda bomboş pozisyondaki Navas'ı düşünsü belki de İspanya maçı kazanabilirdi.
İtalya dersine çok iyi çalışmış. İspanya'nın özellikle orta alanda beklediği kontrolü yakalayamamasına gerçek forvet eksikliği de eklenince özellikle ilk yarı etkili olamadı. İkinci yarıda geriye düşmesine rağmen hemen beraberliği yakalaması önemliyid ve maç sonlarına doğru galibiyeti kaçırdı. Casillas gününde olmasa maçı İtalya'da kazanabilirdi ki, açıkçası İtalya'dan bu denli iyi bir oyun beklemiyordum. Alan savunmasını çok iyi yaptılar. Sadece savunmada değil hücumda da etkililerdi. İspanya ise Xavi, Fabregas, Silva, Busquets gibi oyuncuların fazla etkili olamadığı maçta bekleneni veremedi. İtalya'nın kendisini durdurmasına izin veren İspanya oyun olarak karşılık vermekte geçikti. Savunma olarak Alba ilk yarı yalnız kalınca sırıttı ama ikinci yarı toparladı. Korkulduğu gibi Pique ve Ramos arasında bir sorun yok gibi görünüyor. İspanya bundan sonraki maçlarda Torres ile başlarsa daha etkili olabilir. Güzel karşılaşmada iki takım adına da taktik savaşlarını kazanan olmadı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








