Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Mayıs 2013 Perşembe

''Sir'' Bıraktı


70 yaşında emekliliğini açıklanan Sir Alex Ferguson, görevde kaldığı 27 yılda 13 Premier Lig, 5 Federasyon, 2 Şampiyonlar Ligi Kupası kazandı. Yeri geldi sivri yeri geldi gülümseten açıklamaları ile gündeme geldi. Birlikte çalıştığı neredeyse her futbolcu ondan övgüyle bahsetti ve dünyanın en iyi teknik direktörlerinden birisi sezon sonu ayrıldığını açıkladı.

Yeri dolar mı bilemiyorum ama başarılarının ve istikrarı kolay kolay alt edilemez.

6 Mart 2013 Çarşamba

Ryan Giggs



Ryan Giggs, dün Real Madrid'e karşı kariyerinde 1000. maçına çıktı. Şampiyonlar Ligi'nde de 134 maça çıkan 39 yaşındaki Giggs bir futbolcudan çok daha fazlası. Geçen haftalarda Manchester United ile kontratını 1 yıl daha uzatmıştı. 

21 Kasım 2012 Çarşamba

Manchester United Maçında Tribünler

Galatasaray takımı gibi Galatasaray tribünlerinin de bazı sorunları var. Bu sorunlar bir kaç cümle ile buraya yazılacak kadar küçük değil. Manchester United maçındaki tribünler rakibi baskı altına alma ve takımı ateşleme adına çok güzel görüntüler verdi. Eskileri hatırlattı. Koreografiyi de unutmamak gerek tabii ki. Doğu üstte yanan meşaleler de mükemmeldi.

Burak'ın golü öncesi Melo'nun da katkıları ile Pegasus önderliğinde bütün stadın bir olup adeta United kalesine çökmesi ve golü attırması tüyleri diken diken eden bir etkendi. Bu duyguyu en son 2009'da 3-0 kazandığımız Galatasaray - Beşiktaş maçında yaşamıştım. Anlatılmaz yaşanır zaten.






Bu da bahsettiğim gol öncesi yaşanan patlama


Galatasaray 1 - Manchester United 0



Dün stada giderken kadroyu öğrendiğimde beni tek düşündüren isim Melo'ydu. Çünkü Galatasaray'ın oynadığı sistemde hayati bir role sahip. Dün akşamda geçen sezondan esintiler sundu. Burak'ın golü öncesinde kornere çıkan pozisyonda tribünleri ateşlemesi ve o anki koro ile gol adeta 'çağırıldı'. Manchester United'ın yedek kadro ile çıkmasını konusundan bahsetmiştim. Yedek, as fark etmiyor. Sahaya yayılışları, topu gezdirişleri, en hızlı ve doğru sürede topu rakip kaleye taşımaları... bu işi genel anlamda en iyi yapan takımlardan birisi Manchester United. 

Karabükspor maçı sonrası mağlubiyete üzüntü vardı tabii ama üzüntünün asıl sebebi o sönük ve rezalet futboldu. Tanınacak halde değildi Galatasaray. Ama dün tekrar kendini tanıttı. Çok uzun bir süre sonra hem takım savunmasını hem de bireysel performans çok iyiydi. Semih-Dany ikilisini hatasız oynadı. Riera bir kez daha sol bekte harikalar yarattı. Bu sezon Eboue'yi ilk kez iyi gördük. Riera, kendinden biraz daha bahsedilmesini hak ediyor. Sol bek krizine ilaç oldu. Dün de mükemmel bir performans gösterdi. Ofansif anlamda zaten ne yapması gerektiğini biliyor. Futbol zekası yüksek olduğu için defansif anlamda da sol beke iyi uyum sağladı. Ters kademeye dahi giriyor, adam eksiltip atağa çıkıyor ve doğru müdahaleler yapıyor. 

Orta sahada Melo'nun iyi performansı Galatasaray'ı rahatlattı. Hamit, uyum sürecini atlatıp performansını yükselttiğinde ne kadar yararlı olacağının sinyallerini dün verdi. Eboue'nin de katkısı ile Manchester United'ın sol kanadını çökertti. Oyun kurdu, kanada indi, geriye gelip top aldı, takımı atağa çıkardı, kısaca dün görmek istediğimiz Hamit sahadaydı. Direkten dönen vuruşunda tribünlerden gelen 'vur vur' sesleri insanın tüylerini diken diken ediyor. Gol olsa muhtemelen 'Arif'in Manchester'a attığı golü' saf dışı bırakabilirdi. 

Amrabat'ın tecrübesizliği çok belli oluyor. Topu rakip sahaya çok iyi taşıyor ama son tercihlerini çok hatalı kullanıyor. Dünde çoğu zaman sol kanadı bırakıp ısrarla göbeğe yakın oynadı. Bazende önündeki rakip oyuncuyu marke etmeyi unuttu. Riera'ya daha çok yardım etmeli. Riera, kanattan bozma bir bek olduğu için ileride birlikte tehlike yaratma şanları çok daha yüksek. Selçuk'un moralimi bozuk bilmiyorum ama beklediğimiz, görmek istediğimiz Selçuk bu değil. Çok daha iyilerini yapabilecek yeteneğe sahip.

Burak, 5. Şampiyonlar Ligi maçında 5. golünü attı. Üst üste 3 Şampiyonlar Ligi maçında da golü var. Cluj'a attığı kafa golünden sonra stoperin üzerinden dün attığı golde güzeldi. Eksikleri üzerine gitmesi, kendisi sürekli geliştirmesi çok güzel. Ama kendini yere atıp kart görmesi güzel değil. Elmander henüz hazır değil. İlk yarı sonrası ikinci yarıda golün hemen gelmesi Galatasaray'ı rahatlattı. Golden sonra Fatih Terim, Elmander ile Engin'i değiştirerek bu sezon nadir sistem değişikliklerinden birini yaptı. Orta sahada kalabalık olup, kanatta Amrabat ve Hamit'i daha rahat ileri çıkarma adına önemli bir değişiklikti. Burak'ın Umutla değişmemesinin sebebi ikinci golü bir türlü gelmemesi. Yenilecek bir golde tekrar çift forvete dönülecekti.

Galatasaray yeniden yapılanma sürecinde çoğunluğu ilk kez Şampiyonlar Ligi tecrübesi yaşayan bir kadro ile mücadele ediyor. 3 maç sonunda alınan 1 puandan işi buralara getirmek ciddi bir başarı. Ve işi buraya getirirken Galatasaray'ın Şampiyonlar Ligi'nde 5 topunun direkten döndüğünü, Manchester deplasmanınında 1 penaltısının verilmediğini ve Cluj maçında da 1 penaltıdan yararlanamadığını unutmamak gerek. 

Son maçta Galatasaray Braga'ya mağlup olmaz, Cluj da deplasmanda Manchester United'ı yenmezse Şampiyonlar Ligi'nden devam edecek Galatasaray. Arzumuz tabii ki bu yönde. Umarım son maçlarda da, dünkü gibi en güzel senaryo gerçekleşir. Kimle oynarsa oynasın, Manchester United'ı yenmek önemlidir.



19 Kasım 2012 Pazartesi

Yıllar Sonra Arif ve Schmeichel


United Maçı ve Yedek Kadro Saçmalığı




Manchester United, yarınki Galatasaray maç kadrosunu açıkladı. Rooney, De Gea, Scholes, Valencia, Evra, Van Persie, Ferdinand ve Giggs kadroda yok. Evans, Vidic, Kagawa ve Nani'nin de sakatlıkları var. Bazıları şimdiden galibiyet kutlamasına başlamış nasıl olduysa. Şampiyonlar Ligi'nden 6 yıl uzak kalınca ciddiyetten de uzak kalınma durumu var gibi. Rakibi küçümsemek, hem de Manchester United'i küçümsemek akıl kârı değil. 

Hernandez, Welbeck, Carrick, Evans, Cleverley, Rafael, Young, Fletcher, Anderson... Nasıl bir yedek kadroysa Braga ve Cluj'dan kat kat daha iyi. Alex Ferguson rotasyonu en iyi uygulayan hocalardan birisi. Sadece garantilenen durumlarda değil sürekli rotasyon yapan bir teknik direktör. Oyuncularını hazır tutmayı biliyor. Ayrıca maçın Şampiyonlar Ligi maçı olduğu unutulmamalı. Milli takım bazındaki turnuvaları saymazsak bütün dünyanın izlediği bir vitrin. Bütün futbolcular bu vitrinde kendini göstermek isteyecektir. 

Yedeğiyle, genciyle, asıyla Manchester United çok hızlı atağa kalkan, kısa sürede rakip kalede tehlike yaratabilen bir takım. Futbol anlayışlarında bu var. Manchester United'da Galatasaray gibi son oynadığı lig maçını kaybetti. Ama Galatasaray, Fatih Terim geldiğinden beriki en kötü maçlarından birini oynadı. Bu maç farklı olacaktır. Olmalı da. Galatasaray'ın mevcut sorunları geçen sezonda vardı. Bireysel anlamda yaratıcı oyuncu eksikliğini takım savunması ve takım oyunu ile kapatıyordu. Ama bu sezon takım oyunu ve takım savunmasında da sorunlar olduğu için aynı Manchester United gibi fazla gol yiyor. 

Topla fazla oynamak, çok pas yapmak eğer doğru anlamda yapılmıyorsa boş istatistikten öteye gitmez. Galatasaray'da biraz bu mevcut. Dany, Eboue, Semih, Riera, Melo, Dany'li pas döngüsü ile isterseniz %90 topla oynayın. Neticelendiremedikten sonra (ki en büyük sorunlardan birisi bu) bir şey ifade etmiyor. Oyuncular gibi takımda da istikrarsızlık söz konusu.

Son Karabükspor maçı performansı ile bu maçı yorumlamak doğru olmaz ama bu Karabükspor maçındaki kötü oyunu da unutturmamalı. Bu sezon bir çok kez olduğu gibi Braga deplasmanında son 10 dakikada maçı çevirdiler. Manchester United çok daha büyük ceza kesebilir. Galatasaray bu sezon Avrupa'da daha derli toplu oynuyor. 1-0 biten ilk maçta verilmeyen penaltı ve direkten dönen 3 top vardı. O maçtaki konsantrasyon, hırs ve maçtan kopmama devam etmeli. Galatasaray, ruhunu sahaya yansıttığı zaman rakip kimle gelmiş, kimi getirmemiş bir önemi yok. Önemli olan Galatasaray'ın ortaya koyacağı oyun.


1993 yılında Manchester United Cehennem'i yaşamıştı. Yarında yaşamalı. Hem saha içinde hem de saha dışında. 

20 Eylül 2012 Perşembe

Manchester United 1 - Galatasaray 0 | Aslanlar Gibi!






Fatih Terim ne demişti? Kaybettiğinde bile alkışlanacak bir Galatasaray izlettireceğiz. Çatır çatır oynayacağız. Ne dediyse aynen uyguladı. Takım aslanlar gibi oynadı. Manchester United deplasmanında bu denli yüksek tempoda, bu denli hızlı şekilde rakip kaleye giden bir takıma karşı oynamak kolay değil. Kaybedeceksek bile böyle kaybedelim diyebileceğimiz maçlardan biri oldu.

Dany-Cris, Burak-Elmander sürprizi ile başladık. Cris'in yerine Dany'i tercih etmek, tecrübe yerine fiziği tercih etmek demekti. Bu düşünce olumlu sonuç verdi. Semih - Dany ikilisi iyi bir maç çıkarttı. Özellikle Semih çok kritik hamleler yaptı. Dany çok soğukkanlıydı, hiç sırıtmadı. En büyük endişem Hakan Balta'nın kanadıydı. Önünde oynayan Amrabat da yardıma gelmeyince o kanadı yol yaptılar. Golü de o kanattan yedik zaten. Hakemin, maçın başında Umut'a yapılan net penaltıyı es geçmesinin izahı yok. O dakikada golü bulsak her şey çok farklı olabilirdi. Carrick'in golünün hemen ardından Amrabat'ın harika vuruşunun direkten dönmesi sinirleri iyice gerdi. Verilmeyen penaltı üzerine direkten dönen top sonrası tedirginliği erken attık üzerimizden. Ama bir türlü gereken golü atamadık. 

Manchester United, en kısa sürede, özellikle kanatları kullanarak topu rakip kaleye götürme işini maç boyunca çok iyi yaptı. Muazzam alan daraltıyorlar. Selçuk-Melo ikilisi gününde değildi. Bir de baskıyı yiyince hiç etkili olamadılar. Özellikle Melo çok kötü oynadı. Selçuk'tan o öldürücü paslarını bekledik ama maç boyunca sadece 1 kere yapabildi. Şampiyonlar Ligi'ndeki ilk maçında tecrübesizliğini çok belli etti. Amrabat maça harika başladı. Direkten dönen toptaki vuruşu kaliteydi. Ama geri yardıma gelmemesi üzerine Hamit ile kanat değiştirince etkili olamadı. Hamit geldiğinden beri en iyi maçlarından birini oynadı. Sorumluluk aldı, oyunu iki yönlü oynamaya çalıştı. Eboue ile uyumu fena değildi. Duran top organizasyonunda da iyi vurdu ama direk gole izin vermedi.




Maçın başında talihsiz sakatlık geçiren Umut'un çıkması bizi çok etkiledi. Elmander'de hücum presi iyi yapan bir isim ama etkili olamadı. Topla fazla da buluşamadı. İkinci yarıya da iyi başladık ama orta sahada etkili olamayışımız ofansif anlamda yetersiz olmamızı sağladı. Bir de dakikalar ilerledikçe fizik-kondisyon farkı bariz şekilde ortaya çıktı. Ligdeki durumun yetmeyeceği zaten belliydi ve onun üzerine çıkıldı. Umut'a ve Aydın'a verilmeyen penaltılar göz önüne alındığında, Manchester United'a çok ucuz bir penaltı verdi Stark ama yukarıda Allah, kalede de Muslera vardı ve penaltıyı Muslera kurtardı. İlk yarının sonlarında olduğu gibi ikinci yarının sonlarında da yüklendik. Selçuk'un arka direğe harika bıraktığı kafa vuruşu gene direkten döndü. Forvet hattını iyi besleyememiz bugün kontra oyununa mecbur olmamızı sağladı. En iyi kontradan da önce Burak sonra da Emre ile yararlanamadık.

Maç 1-0 sona erdiğinde 115 km koşan, rakibinden çok pas yapıp pozisyona giren, 3 topu direkten dönen ve verilmeyen 2 net penaltısı olan bir Galatasaray vardı. United ile bu denli başa baş oynamak, çoğu zaman terletmek, muhteşem taraftarın desteği ile adeta kendi evinde deplasman havası yaşatmak çok güzeldi. Türk takımlarının Avrupa deplasmanlarını göz önüne alırsak bugünkü performans son yılların en iyisiydi. Bu takım çok daha iyi olacaktır. Bu konsantrasyon ve orta alandaki daha iyi futbol özellikle iç sahadaki maçlarda rakipleri çok zorlar. Fizik-kondisyon olarak daha da iyi duruma gelmeliyiz. Takımdaki çoğu oyuncunun ilk kez Şampiyonlar Ligi maçı oynadığı unutulmamalı.

United karşısında puan(lar) alabilirdik ama olmadı. Şampiyonlar Ligi'nde üst tura kalmak içeride oynadığınız maçları kazanmaktan geçiyor. İkinci maç içeride Braga ile. Takım vazgeçmeyecektir. Fatih Terim'in de dediği gibi, kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.


19 Eylül 2012 Çarşamba

Manchester Deplasmanından...


Manchester United - Galatasaray | Tek İhtimali Olan İnsanların Hikayesi






Statta en son 2006-2007 sezonunda dinlemişiz Şampiyonlar Ligi müziğini. Altı yıllık haddinden fazla aradan sonra bugün tekrar Şampiyonlar Ligi arenasındayız. Altı yılda birçok şey değişti ama Avrupa kupalarına olan başarı isteğimiz, arzumuz hiç değişmedi. Arttı bile diyebiliriz. İmparator önderliğinde geçen sezon başı gerçekleşen yapılanma devam ediyor. Sezon sonu Kadıköy'de kalkan kupa, bu sezon başı kazanılan Süper Kupa'dan sonra sıra özlenen Şampiyonlar Ligi'ne geldi. 

Biz altı yıl boyunca kendi iç hesaplaşmalarımız, yanlış yapılandırmalar ve yanlış transferler ile geçirirken, Manchester United, Sir önderliğinde çıtayı fazlası ile yükseltti. 2008 yılında Şampiyonlar Ligi Kupası'nı müzesine götüren Manchester United, 2009 ve 2011 yıllarında da final oynadı. United ile çeyrek asırı deviren Alex Ferguson, tecrübesini ve sistemini iyi harmanlayıp sahaya her zaman iyi bir 'takım' çıkartıyor. Çoğu zaman oynayan oyuncuların kim olduğunun önemi olmuyor. Bunu başarabilmek tek başına zor iken bunu başarıp sürekli hale getirmek bile alkışlanası.

Old Trafford'da Manchester'a karşı kim oynarsa oynasın mutlaka zorlanır. Sadece kanat organizasyonlarındaki performansları bile korkutucu. Bizim adımıza ofansif anlamda belki çok çekinme hissi yok ama defansif olarak endişe söz konusu. Nani, Valencia, Kagawa, Van Persie, Welbeck, Scholes, Giggs, Hernandez gibi muhteşem bir ofans hattına sahipler. Geçen sezon ki takım savunması başarısını bu sezon istediğimiz gibi oturtamadığımız malum. Çok seri ve hızlı oyunculara karşı göbekte Cris ve Semih ikilisinin aşırı dikkatli ve motive olması gerekiyor. Biri tecrübeli ve fiziksel açıdan kötü, diğeri tecrübesiz ama diğerine göre fiziksel açıdan daha iyi durumda. Bu ikilinin çok iyi anlaşıp, savunmayı toparlaması gerekiyor. 

Eboue için fazla bir şey söylemeye gerek yok. Hakan Balta ise her an hata yapmaya müsait yapısı ile bu uzun maraton göz önüne alındığında neden sol bek transferi yapılmadı sorusunu bir kez daha sordurtuyor. Orta sahada Selçuk-Melo ikilisinin uyumuna en fazla ihtiyaç duyduğumuz maçlardan birisi olacak. Melo'nun pitbullluğunu göstermesi gerekiyor. Selçuk ise pas ve oyun kurma konusunda üzerine düşeni her zaman ki gibi yapmalı. 

Muslera, Eboue, Semih, Cris, Hakan, Hamit, Selçuk, Melo, Amrabat, Elmander, Umut ilk 11'i ile çıkacağımızı varsayarsak, Hamit'in artık uyum sorununu atlatıp beklenen performansını sergilemesi gerekiyor. Tecrübesine ihtiyacımız var. Diğer isimse Antalyaspor maçında fazlası ile istekli olan ve iyi oynayan Amrabat. Emre veya Aydın'ı da tercih edebilir İmparator ama bence son performansı ve morali düşünülünce Amrabat ile çıkılmalı. 

Forvet hattına yazılacak ilk isim Umut olur. Muhteşem presi ile rakibi zorlayacaktır. Yanına Elmander ile pres hücum pres arttırılıp rakip hataya zorlanabilir. Ama Şampiyonlar Ligi'nde pozisyona girdiğinizde atamazsanız kaybınız büyük olacağı için maçın gidişatına göre Burak da oyuna dahil olabilir. Geçen sene rekor kırıp bir de kapak golü atan Muslera, geçen seneki gibi bu seneye de pek iyi başlayamadı. Bugün ona çok iş düşüyor. Hedef olarak gruptan çıkmayı belirlediğimize göre Manchester deplasmanına kimse kolay kolay 3 puan yazmamıştır. Ama alınabilecek puan ya da puanlar çok önemli. Kaybetmememek, puandan ziyade psikolojik olarak takımı rahatlatır. Daha Manchester Cehennem'e gelecek. 1993 yılında da favorilerdi. Erkenden 2-0 olmuştu ama son gülen biz olmuştuk. Gene favoriler ama bu tek ihtimali olanların hikayesi.

Manchester'ın evinde neredeyse yenemediği takım yok. İmparator'un da dediği gibi; yenilmek kolay, yenmek olay. 

'Arif'in Manchester'a attığı gol' olarak literatüre giren ve fenomen olan yeni cümleler yaratmak dileğiyle...

Kazanacaklar, kazanmak için uğraşacaklar ama netice ne olursa olsun gönlümüzde hep kazandılar, hep şampiyonlar. Allah yardımcıları olsun.






31 Ağustos 2012 Cuma

Manchester ... Kolla Kendini!



Türkiye'den Çıktığınız İçin Mutlu musunuz? 
Sir Alex Ferguson: Emin olabilirsin... Asla Geri Dönmem...



Şampiyonlar Ligi Kura Değerlendirmesi



Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi H Grubu'nda Manchester United , Braga ve CFR Cluj ile eşleti. Maç programı şu şekilde;


19 Eylül 2012 Çarşamba
21.45 Manchester United - Galatasaray
21.45 SC Braga - CFR 1907 Cluj

2 Ekim 2012 Salı
21.45 Galatasaray - SC Braga
21.45 CFR Cluj - Manchester United

23 Ekim 2012 Salı
21.45 Galatasaray - CFR Cluj
21.45 Manchester United - SC Braga

7 Kasım 2012 Çarşamba
21.45 CFR Cluj - Galatasaray
21.45 SC Braga - Manchester United

20 Kasım 2012 Salı
21.45 Galatasaray - Manchester United
21.45 CFR 1907 Cluj - SC Braga

5 Aralık 2012 Çarşamba
21.45 SC Braga - Galatasaray
21.45 Manchester United - CFR Cluj


Kağıt üzerinde güzel kura çektik diyebiliriz. İlk torbadan Milan'ı isterdim ama bize pek yabancı olmayan Manchester United ile eşleştik. Rooney'nin sakatlığı var ama Arsenal'den transfer Robin Van Persie ile Kagawa en ciddi transferleri. Sir Alex önderliğinde her yıl Premier Lig'in olduğu gibi, Şampiyonlar Ligi'nin de favorilerinden. İkinci torbadan çekebileceğimiz en iyi takımlardan birini çektik. Braga daha önce Beşiktaş ile oynamış ve elenmişti. Çok iyi transferler yapmadılar ama zor deplasman olacağı kesin.

Şampiyonlar Ligi kura öncesi üçüncü torbada olmamızı sağlayan takımlardan birisi de Romanya şampiyonu Cluj'du. Basel'i eleyerek Şampiyonlar Ligi'ne kaldılar. Romanya futbolu yükselişte. Fizik olarak iyi durumdalar. 

Kilit nokta ilk maçın Manchester deplasmanı olması. O maçtan sonra içeride oynanacak olan Cluj ve Braga maçlarında alınacak galibiyetler bizi çok rahatlatır. Dördüncü maçta olası Cluj galibiyeti ikinciliği garantileyebilir. İçerideki maçları kazanmak çok önemli.

Hedefimiz tabii ki gruptan çıkmak. Ama Ujfalusi'nin sakatlığını düşünecek olursak, saçma çilek sevdasından vazgeçilip, kesinlikle ama kesinlikle savunmaya en az iki takviye yapmak gerekli. Bir sol bek, bir de tecrübeli ve kaliteli stoper alınmalı. Avrupa tecrübesi olmayan Dany-Semih-Gökhan Zan üçlüsü ile bütün sezonun geçmeyeceği barizken, Şampiyonlar Ligi'ni düşünemiyorum. Umarım gereken yapılır.

Çok uzun bir aradan sonra tekrar Şampiyonlar Ligi'ndeyiz. Ali Sami Yen'de Şampiyonlar Ligi Müziğini duymak için sabırsızlanıyorum. Allah utandırmasın...

17 Ağustos 2012 Cuma

Van Persie'nin Ardından

Bir süredir Arsenal'den ayrılması beklenen Robin Van Persie, Manchester United'a transfer oldu. Arsenalli taraftarlar, Van Persie'nin formasını yakarken, Emirates Stadyumu'nun karşısına da "Van Persie ortadan kaldırma" stickerları yapıştırıyor.





31 Temmuz 2012 Salı

Manchester United'a Rekor Sponsor





Manchester United, General Motors ile spor tarihinin en büyük sponsorluk anlaşmasını gerçekleştirdi. GM, yıllık yaklaşık 60 milyon Dolar'a Manchester United'a sponsoru oldu. AON ile anlaşmasını sonlandıran Manchester United, GM'den, AON'dan aldığının iki katı fazla para alacak.


2014 - 2015 sezonundan itibaren ManU'nun formasında GM'nin markası olan Chevrolet'in logosu olacak. Anlaşma 7 yıllık. Manchester United bu 7 yıl boyunca toplam 600 milyon Dolar kazanacak ve Katar vakfından yıllık 46 milyon Dolar alan Barcelona'nın da rekorunu kırmış olacak.



7 Temmuz 2012 Cumartesi

Love United Hate Glazer!




9 Mayıs 2010 yılında Manchester'da çekilmiş bu fotoğrafta Stoke City ile oynanacak maç öncesi Manchester United taraftarlarının takımın Amerikalı sahibi Malcolm Glazer'a yaptıkları protestodan geriye kalan Glazer'ın yüzünün basıldığı sahte Amerikan doları görülüyor. Manchester United, New York patentli sermaye ile borçlarını kapatıp, İngiltere futbolunun zirvesini rakipleri Manchester City'e kaptırdıkları bir sezondan sonra 'Sir' ile neler yapacağı merak konusu.







10 Kasım 2011 Perşembe

Sir Alex Ferguson İle Dobra Dobra





Manchester United'ın başında 25. yılını deviren 'Sir' Alex Ferguson'un, kariyerinde öne çıkan açıklamalarından bazıları,


1999 Şampiyonlar Ligi Çeyrek Final'inde İnter için,

''Bir İtalyan bana tabakta makarna olduğunu söylerse, sosun altını kontrol ederim. Onlar sis perdesinin mücididir.''



Chelsea forveti Dennis Wise için,

''Dennis Wise, evde tek başına otururken bile kavga çıkarabilir''



İnzaghi için,

''Filippo İnzaghi ofsaytta doğmuş''



Gary Neville için,

''2.5 cm daha uzun olsa, Britanya'da ki en iyi defans olacak. Babasının boyu 1.87 cm. Sütçüyü araştıracağım''



Manchester United'ın, önceki menajeri Sir Matt Busby için,

''Sir Matt'i takip etme ayrıcalığına sahibim. Tek yapmam gereken, çabalayıp O'nun uzun yıllar önce koyduğu standartları sürdürmeye çalışmak''



Hakem Alan Wiley için,

''Oyunun hızı, hazır durumda hakemler gerektiriyor. Yurt dışında kasabın köpeği gibi sağlam fizikli hakemler görüyorsunuz. Buradakilerin bir kısmı hazır. O değildi. Sarı kart çıkartması 30 saniye sürüyordu. Dinlenmeye ihtiyacı vardı. Gülünç durumdaydı''



Bayern Münih ile oynanan 1999 Şampiyonlar Ligi Final'i devre arası konuşması,

''Bu maçın sonunda Avrupa Kupası sizden sadece 2 metre uzakta olacak ve eğer kaybederseniz ona dokunamayacağız. Bir kısmınız için, O'na en fazla yaklaştığınız an olacak. Her şeyinizi ortaya koymadan buraya dönmeyi aklınızdan bile geçirmeyin''



Arsene Wenger için,

''Sadece ikimiz kaldık. Sonunda birlikte gün batımına doğru gitmemiz muhtemel''



Liverpool için,

''Verdiğim en büyük mücadelenin şu an olan bitenle alakası yok. Benim en büyük mücadelem, Liverpool'u lanet olası tüneğinden indirmekti. Bunu yazabilirsiniz.''



Manchester United için,

''Kimin ayrıldığı önemli değil. Manchester United ismi bir yere gitmiyor''

6 Kasım 2011 Pazar

Sir Alex Ferguson Stand

Old Trafford'daki ''North Stand'' tribününün adı değiştirilerek Manchester United'ın başında 25. yılını kutlayan Alex Ferguson'un adı verildi ve ''Sir Alex Ferguson Stand'' olarak değiştirildi. Bundan iyi bir jest olamazdı sanırım.





Manchester United ile 25 yıl ?
Alex Ferguson: Rüya gibiydi.
Emeklilik ?
Alex Ferguson: Bu konuda söyleyebileceğim tek şey, sonraki 25 yılı sabırsızlıkla bekliyor olduğum.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

Beğen