Orduspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orduspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Şubat 2013 Salı
Galatasaray 4 - Orduspor 2 | Bitmeden Bitmez
Schalke maçında her anlamda kötü geçen bir maç sonrası ligdeki rakipler kazandıktan sonra maça çıkmak kolay değil. Galatasaray'ın şampiyonluk yolunda geçen seneki gibi bir seriye ihtiyacı var ve Orduspor galibiyeti bu seriyi ateşleyici güç olabilir. Orduspor, Eskişehir deplasmanı, Gençlerbirliği, Kayserispor deplasmanı ve İstanbul BB maçı ile üst üste 5 zor maçın ilk halkası olan Orduspor maçı uzun süre unutulmayacak cinstendi.
Schalke maçındaki yanlışlardan sonra bu maçta nispeten rakibe ve sonuca göre saha içinde değişebilen bir sistemle sahadaydı Galatasaray. Schalke maçında sol çizgide etkili olamayan, Riera ile uyum sorunu yaşayan Sneijder, asıl mevkisinde oynadığı zaman neler yapabileceğinin fragmanını izletti.
Bu kadronun oynaması gerektiği taktiklerden birinin 4-2-3-1 olduğunu düşünenlerdenim. Sağda Burak, solda Amrabat, ortada Sneijder ve önlerinde Drogba ile dün bir süre bu taktik ile sahadaydı Galatasaray. Muslera'nın degajında Selçuk'a çarpan topun gol olması, hakemin maçın gerilimini inanılmaz arttırması ve Hakan Balta'nın neden olduğu penaltıyı da eklersek taktiği prova etme için pekte iyi bir ilk yarı olmadığını söyleyebiliriz.
Hakem faktörü, zeminin rezalet durumda olması, ilk yarı yenen kötü goller ve kötü oyun derken ikinci yarının başında Fatih Terim'in tribüne gönderilmesi ve TT Arena'nın ciddi anlamda Ali Sami Yen'e dönüşmesi ile Galatasaray'ın baskısı da golleri de aynı anda geldi. Sneijder'in mükemmel golü ile açılan perde, Burak'ın golleri ile galibiyete, Selçuk'un kalite kokan vuruşu ile de sonuca dönüştü. Fatih Terim'in tribüne gönderilmesi takımı ateşlerken, gelen gollerde moralleri yükseltti.
Galatasaray'ın özellikle ikinci yarıdaki hırsı, maçı istemesi, tribünleri de arkasına alarak kurduğu baskıya Türkiye'de kolay kolay karşı koyacak takım yok. Sneijder, Drogba ve Selçuk harikaydılar. Uzun süreden sonra ilk kez 11 başlayan Gökhan hiç sırıtmadı. Hatta çoğu zaman Dany'den iyi pas yaptı geride. İç saha maçlarında düşünülmeli. Aynı şeyleri Hakan Balta için söylemek söz konusu bile değil. Sadece defans yapmayı değil futbol oynamayı unutmuş gibi. Bırakın markajı, pozisyon almayı daha taç atışını düzgün yapamıyor. Neden olduğu penaltının mantıklı bir açıklaması yok.
Geçen seneki Eboue ile bu seneki Eboue arasında inanılmaz fark var. Çok laubali, lakayt bir oyun oynuyor. Maç 2-1, baskıyı kurmuşuz, Orduspor çıkamıyor. Sneijder'in golü sonrası oyuncu değişikliğinde bile sahayı neredeyse emekleyerek terk edecekti. Sabri ile dalga geçenler Sabri'nin Schalke maçından oyundan çıkışını izlesinler.
Amrabat çoğu maçına göre bugün daha iyiydi. Hamit sağ içte çok daha faydalı. Maç öncesi tribünlerin çağırıp moral vermesi önemliydi. Orta sahada takımı toparlayan ve liderlik eden Selçuk takdiri hak ediyor. Futbolu Galatasaray'da bırakmasını istediğim oyunculardan.
Drogba'yı canlı izlemek büyük keyif. 4 golün ikisinde direkt var. Sadece indirdiği toplar ile çok net pozisyona sokuyor takımı ama indirdiği topları dikkatli kullanmak gerek. Maç içinde çarpıştığı Barral'ı maç sonu hastanede hemen ziyaret etmesi de futbol kalitesi dışında insanlık kalitesinin de çok iyi olduğunun göstergesi. Burak ile uyumu süreci de kısa sürdü. İyi bir ikili oldular. Burak gollerine devam ediyor. Bu maçta attığı 2 golle Galatasaray forması altında 26. resmi maçında 21. golünü atarken, ligde de oynadığı son 71 maçta 62. kez golle buluştu. Böyle devam eder umarım.
Sneijder'in gol atmasına çok sevindim. Tipik Sneijder golüydü diyebiliriz. Oynadıkça, takıma alıştıkça daha iyi olacaktır. Gergin ve kabus gibi başlayan maç çok güzel bir rüya olarak son buldu. Galatasaray ligde üst üste kritik maçlara çıkacak. Umarım onların sonucu da bu maçın sonucu gibi güzel biter. Unutmadan, Galatasaray 'bitti' demeden, bitmez...
28 Eylül 2012 Cuma
Hasan Kabze...
2-0 sona eren Orduspor - Galatasaray maçında harika bir gol atıp bir de güzel asist yapan Hasan Kabze'nin maç sonu açıklamaları golünden de asistinden de güzeldi; 'Burada hatırlanması gereken Alpaslan abidir. Ona da Allah'tan rahmet diliyorum.'
Etiketler:
Alpaslan Dikmen,
Galatasaray,
Hasan Kabze,
Orduspor
Orduspor 2 - Galatasaray 0
Şampiyonlar Ligi maçı öncesi ve sonrası oynanan lig maçları hep zor ve gergin geçer. Bahane değil ama bir gerçek. Ünal Aysal'ın bahsettiği 'Avrupa'da kalıcı olma' durumu ciddi bir hedefse buna alışılmalı. Akhisar maçında yapılan ufak çaplı rotasyondan sonra bu maça as kadro ile çıkılması sürpriz değil ama takımın bu denli gereksiz rahat ve isteksiz olması sürpriz.
Orduspor maça çok istekli ve hırslı başladı. Özellikle Galatasaray'ın ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçişte zorlanmasını fırsat bilip, oyunu 35-40 metrede oynamaya çalışıp, formda olmayan Selçuk-Melo ikilisini iyi karşılayıp çok iyi alan daraltıp top yaptırtmadılar. Akabinde Hasan Kabze ile harika bir de gol buldular. Golün üzerine Hamit'in sakatlanması, Selçuk'un frikiğinin direkten dönmesi derken her ne kadar topla fazla oynuyor gözüksek de topu gevelemekten başka bir şey yapmadık. Elmander ile Burak da gününde olmayınca ikinci yarıya etkili başlamanın artısı hissedilmedi.
Orduspor'un ikinci golü çok kritik dakikada geldi. Şık bir gol atan Hasan Kabze, Hakan Balta refakatçılığın da Stancu'ya güzel pas attı, Stancu da güzel gol attı ve skoru belirledi. Hakan Balta'ya kızmamak gerek. Çilek hasreti ile yanıp tutuşurken, transfer yapılması gereken ilk mevki olan sol beke transfer yapmayanlara kızmak gerek. Çünkü Hakan Balta bu. Akhisar maçında bile Riera'yı sol bek olarak izlediğimize göre, Çağlar artık kağıt üzerinde Galatasaraylı. Amrabat topla en çok buluşan oyunculardan birisi oldu ama olumlu kullanamadı. Daha çok insiyatif almalı. Zaten patlamaya hazır bomba olan sol kanada yardıma da gelmeyince aksamalar oldu. Geçen sene en büyük sıkıntı kapanan takımlara karşı, kilitlenen maçlara karşı özellikle kanatlarda insiyatif alıp birebirde etkili olan, skora katkı yapabilecek oyuncu eksikliğiydi. Hamit'in sakatlığı, Amrabat'ın kötü oyunu derken bu sorun gene hissedildi. Emre ve Aydın bu halleri ile çözüm olamaz 'Şampiyonlar Ligi' için alınan Cris, Orduspor'a karşı güven vermedi. Bu maç bana göre ilk ciddi maçıydı.
Mağlubiyetin hayırlısı olur mu bilemiyorum ama en fazla Braga maçı öncesi moral açısından kötü, takımı kendine getirmesi açısında iyi olmasını ümit edebiliriz.
1 Nisan 2012 Pazar
Galatasaray 2 - Orduspor 0
Maç öncesi yaşanan gereksiz olaylar maçın önüne geçmesine rağmen ben bardağın dolu tarafına bakıp yaşanan olayların son dönemdeki kötü futbolu biraz ateşleyeceğini, takımı eski haline getireceğini düşünmüştüm. Nitekim biraz öyle de oldu. Orta sahadaki bariz düşüşe Baros ile Necati'nin uyumsuzluğu eklenince Fatih Terim 4-4-2'den vazgeçmemeli temennim vardı ki, İmparator bilindik sistem ve kadro ile çıktı maça.
7. dakikada Necati'nin harika golü ile başladı maç. Orta sahada aldığı topu sürüp kaleye adeta akıllı füze gönderdi. Golden sonra 4-4-2'nin nimetlerini çok iyi gördük ama bir türlü değerlendiremedik. Baskıyı arttırıp her iki kanatta da etkili olduk ama neredeyse her pozisyonda son pas ve son vuruşlarda yanlış ve kötü tercihler gelince fark bir türlü artmadı. Sadece bu maç için değil, genel olarak bakarsak Baros kesinlikle eski Baros değil. Alıştığımız Baros, hareket halinde sürekli yerinde duramayan, sürekli rakip defansı rahatsız eden, kendine ve takım arkadaşlarına pozisyonlar hazırlayan, gol atmasa da bir şekilde gol de katkısı olan Baros'du. İlk yarıda Melo'nun orta sahaya ağırlığını koyması, Orduspor'un takım halinde kapanması ve iyi paslaşmamız neticesinde kalemizde pek pozisyon vermedik. Orduspor'un orta sahadaki agresif oyunu onlara pek avantaj sağlamadı ve ileride kazandıkları topları iyi kullanamadılar.
İkinci yarıya Baros-Sabri değişikliği ile başladık. Orta sahayı kontrol altına almak istedik ama iyi başlayan taraf Orduspor oldu. Bunda biraz da bizim geriye yaslanmamız, tek forvete dönmemiz ve Orduspor'a 'gel' dememiz etkili oldu. Çağrıyı cevapsız bırakmayan Orduspor da önde basarak etkili oldu. Necati ile yararlanamadığımız net pozisyondan sonra Orduspor da net bir gol kaçırdı. Daha doğrusu Muslera izin vermedi. Rakip defansta tek başına kalan Sabri, soldan Engin'in güzel pasını önce iyi kontrol edip, aynı güzellikte de vurunca farkı ikiye çıkarttı. Sabri'nin golden sonra eşi ve oğluna koşup, oğlu Sarp'ı öpmesi maçın güzel anlarındandı. Özellikle Sabri'nin gol atmasına çok sevindim. Çünkü bu sezon artık fazlaca abartılarak saçma bir şekilde hedef haline getiriliyor Sabri. Ama son maçlarda takımda düşüş olmasına rağmen, Sabri de gözle görülür form yüksekliği söz konusu. Geçen haftaki Trabzonspor maçında da sonradan oyuna girip sağ kanadı hareketlendirmiş ve penaltı kazandırmıştı. Umarım aynı güzellikte devam eder.
Kalemizde net pozisyon vermediğimiz, zaman zaman eskisi gibi çok iyi pas yapıp net pozisyonlara girip değerlendiremediğimiz bir maç oldu. Aslında tam Elmander'in maçıydı ama Fatih Terim riske etmedi. İyi de yaptı. Özellikle ilk yarıdaki pozisyonlarda son pas ve son vuruşlarda dikkatli olsak çok daha farklı bir skor ile bitebilirdi maç. Ligin ilk devresindeki Emre ile ikinci devredeki Emre arasında bariz fark var. Emre daha iyi şeyler yapabilecek bir futbolcu.
Bu akşam Trabzonspor - Fenerbahçe maçı var. Trabzonspor kazanırsa aradaki puan farkı 10 olacak.
30 Mart 2012 Cuma
Bi Sen Eksiktin!
Son bir kaç gündür ortalığı karıştıran bir sorun var. Orduspor maçı öncesi, Orduspor'a sezon başı kiralık verdiğimiz Culio 'Galatasaray'a karşı oynamak istemezdim, ama çıkıp oynayacağım' tarzı bir açıklama yaptı. Bu açıklamadan sonra zaten hazır olan alt yapı üzerinden saldırılarda başladı. Orduspor, oyuncu ile sözleşmesini feshetti.
İki ay önce, bir basın mensubunun sorusu üzerine 'Arda'nın gideceğini bilseydim, Culio'yu göndermezdim' diyen Fatih Terim anında suçlu ilan edildi. Fatih Terim'in açıklamaları üzerine Culio'nun aklı karışmış, o yüzden performans düşüklüğü yaşamış ve Galatasaray'a dönme kararı almış. Dünyanın her yerinde takımlar ve teknik direktörler başka takıma kiraladıkları oyuncuları takip eder. Bundan doğal bir şey yok. Ayrıca hangi oyuncu kiralık geldiği takım antrenörünün olumlu açıklamasından sonra performansını düşürür ? Aksine daha iyi oynamaya çalışır. Orduspor başkanı Nedim Türkmen, Culio'nun 1.5 ay önce kendisine Galatasaray'a döneceğini söyledi. Peki neden 1.5 ay önce değil de, tam da bu maç öncesi bu şekilde ortalık ayağa kalktı? Sabah suçu Fatih Terim'e atan Nedim Türkmen daha sonra suçu Culio'ya attı. Stancu da sakatlığı nedeni ile oynayamayacak (Gençlerbirliği maçında da oynayamamıştı. Gerçi onunda suçlusu biz olduk)
Orduspor başkanının defalarca 'Galatasaray ile problemimiz yok, Galatasaray bu işin içine çekilmeye çalışılıyor' demesine rağmen imalar bitmedi. Sürekli suçlanan taraf Galatasaray ve Fatih Terim olunca, Fatih Terim niyeti çok belli olan programa bağlanıp ayarı fazlasıyla verdi.
Her ne kadar özür dilese de bu saçma hareketlerinden ve iki takımı birbirine düşürdükten sonra Culio'nun geleceği varsa da gelmesin. Ortada bir suç varsa, kimin işlediği de belli çünkü.
İki ay önce, bir basın mensubunun sorusu üzerine 'Arda'nın gideceğini bilseydim, Culio'yu göndermezdim' diyen Fatih Terim anında suçlu ilan edildi. Fatih Terim'in açıklamaları üzerine Culio'nun aklı karışmış, o yüzden performans düşüklüğü yaşamış ve Galatasaray'a dönme kararı almış. Dünyanın her yerinde takımlar ve teknik direktörler başka takıma kiraladıkları oyuncuları takip eder. Bundan doğal bir şey yok. Ayrıca hangi oyuncu kiralık geldiği takım antrenörünün olumlu açıklamasından sonra performansını düşürür ? Aksine daha iyi oynamaya çalışır. Orduspor başkanı Nedim Türkmen, Culio'nun 1.5 ay önce kendisine Galatasaray'a döneceğini söyledi. Peki neden 1.5 ay önce değil de, tam da bu maç öncesi bu şekilde ortalık ayağa kalktı? Sabah suçu Fatih Terim'e atan Nedim Türkmen daha sonra suçu Culio'ya attı. Stancu da sakatlığı nedeni ile oynayamayacak (Gençlerbirliği maçında da oynayamamıştı. Gerçi onunda suçlusu biz olduk)
Orduspor başkanının defalarca 'Galatasaray ile problemimiz yok, Galatasaray bu işin içine çekilmeye çalışılıyor' demesine rağmen imalar bitmedi. Sürekli suçlanan taraf Galatasaray ve Fatih Terim olunca, Fatih Terim niyeti çok belli olan programa bağlanıp ayarı fazlasıyla verdi.
Her ne kadar özür dilese de bu saçma hareketlerinden ve iki takımı birbirine düşürdükten sonra Culio'nun geleceği varsa da gelmesin. Ortada bir suç varsa, kimin işlediği de belli çünkü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




